2 Ocak 2008 Çarşamba
İstanbul otomotivin direksiyonuna oturuyor
Türkiye artık sadece yaptığı üretim ile anılmayacak, otomotiv dünyasının geleceğinin belirlenmesinde de rol oynayacak. Bu konudaki ilk adım automotivist kongresinde atılacak. 27 Kasım'da Lütfi Kırdar'da yapılacak kongrenin ilkinde, Türkiye otomotiv sektörünün dünya otomotiv sektörü içindeki yeri konuşulacak. Kongreye Fiat, Alfa Romeo, Lancia, Maserati ve Ferrari markalarını bünyesinde bulunduran Fiat Grubu'nun CEO'su Luca de Meo konuşmacı olarak katılacak. Bunun yanı sıra Türkiye'de otomotiv ihracatının yüzde 80'inden fazlasını gerçekleştiren Ford Otosan'ın CEO'su Michael Flewitt, Toyota Türkiye CEO'su Tamer Ünlü, Tofaş CEO'su Ali Pandır ve Oyak Renault'nun CEO'su Alain Gabillet ilk kez bir araya gelip Türk otomotiv sektörünü masaya yatıracaklar. Avrupa'da yılın otomobilini seçen COTY'nin Başkanı Ray Hutton, 15 milyon üyeli Alman otomobil kulübü ADAC'ın Başkanı Wilfred Klanner, Avrupa'da yetkili satıcıları bir çatı altında toplayan CECRA'nın Başkanı Prof. Dr. Jürgen Creutzig, dünyaca ünlü otomotiv sektörü bilgilendirme kurumu J.D. Power'ın Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Operasyonları Direktörü Brian Walters, Ford tasarımcısı Murat Güler, bu yıl ilki düzenlenen kongrede konuşmacı olarak yer alacaklar. Kongrenin bir sürprizi ise Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın öğle yemeğinde VIP konuklara konuşma yapacak olması. Soylu ve Cengiz Danışmanlık tarafından düzenlenen kongrenin sponsorluğunu ise BP, Castrol, Aksigorta ve Lassa yapıyor. Türkiye'nin otomotiv dünyasındaki rolü sadece üretimle sınırlı olmamalı. Otomotiv dünyasının geleceğinin çizildiği, yeni fikirlerin geliştirildiği bir ülke olmalı ki, Türkiye otomotivde kalıcı olsun. Bunun ilk adımı atılıyor.
Türkiye, Toyota'nın da ticari üretim üssü oluyor
Ticari araçta 390 bin adetlik üretim ile İspanya'nın ardından Avrupa'nın ikinci büyük üretim merkezi olan Türkiye, yeni yatırımlarla bir numara olmaya artık çok yakın. Son olarak dünyanın en büyük otomotiv firması Toyota da, üretmeyi planladığı hafif ticari araç için Türkiye'yi seçti. Kısa bir süre önce Tokyo Motor Show'da konuştuğum Toyota Başkanı Katsuaki Watanabe, ticari araç pazarının hem Türkiye hem de Avrupa'da hızla büyüdüğünü ve bu pazarda yer almayı istediklerini açıklamıştı. Başkan, hafif ticari araç üretimiyle ilgili çalışmaların sürdüğünü, bu aracın nasıl olacağı ve nerede üretileceğiyle ilgili yakın bir zamanda açıklama yapacaklarını söylemişti.
Toyota sonunda bu aracın üretileceği yer konusunda karar verdi. Auris ve Corolla Verso modellerini ürettikleri Adapazarı tesislerini, yeni hafif ticari aracın üretim üssü olarak seçti. Bu kararda, Adapazarı'nın Toyota fabrikaları içinde üst üste en kaliteli üretim yapıldığı tesis seçilmesi önemli rol oynadı. Bunun yanı sıra Türkiye'de üretilen Ford Transit Connect ve Fiat Doblo'nun hem iç pazarda hem de ihracatta elde ettiği başarılı sonuçlar etkili oldu. Ayrıca, Tofaş'ın Fiat, Peugeot ve Citroen için üretimine başladığı Minicargo projesinin 1 milyon adetlik sipariş alması ve Türkiye'nin ticari araçta kalitesini ve tecrübesini perçinleştirmesi ibrenin Türkiye'ye dönmesini sağladı.
Toyota, Adapazarı tesisleri içinde yapılacak yeni yatırımla ilk etapta yılda 100 bin adet hafif ticari araç üretimini hedefliyor. 2010 yılında devreye girmesi beklenen yatırımla, Toyota Türkiye'nin üretim kapasitesi de 250 bin adetlere yükselecek. 2006 yılında 2.3 milyar dolarlık ihracat yapan firma, yeni hafif ticari aracın üretimiyle birlikte ihracatını da katlayacak. Yeni yatırım hem Toyota hem de Türkiye için önemli . Çünkü Toyota, daha önce olmadığı, ancak hızla büyüyen hafif ticari araç pazarına giriş yapıyor. Made in Turkey damgalı hafif ticari araçlar, Toyota'nın Avrupa hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynayacak.
Üretim için Adapazarı tesislerinin seçilmesi ise artık Türkiye'nin ticari araç üretiminde söz sahibi olduğunu kanıtlaması açısından önemli.
Türk mühendisi, Türk işçisinin emeğiyle üretilen ticari araçlar, uzun yıllar dünyanın yükünü taşımaya devam edecek
Toyota sonunda bu aracın üretileceği yer konusunda karar verdi. Auris ve Corolla Verso modellerini ürettikleri Adapazarı tesislerini, yeni hafif ticari aracın üretim üssü olarak seçti. Bu kararda, Adapazarı'nın Toyota fabrikaları içinde üst üste en kaliteli üretim yapıldığı tesis seçilmesi önemli rol oynadı. Bunun yanı sıra Türkiye'de üretilen Ford Transit Connect ve Fiat Doblo'nun hem iç pazarda hem de ihracatta elde ettiği başarılı sonuçlar etkili oldu. Ayrıca, Tofaş'ın Fiat, Peugeot ve Citroen için üretimine başladığı Minicargo projesinin 1 milyon adetlik sipariş alması ve Türkiye'nin ticari araçta kalitesini ve tecrübesini perçinleştirmesi ibrenin Türkiye'ye dönmesini sağladı.
Toyota, Adapazarı tesisleri içinde yapılacak yeni yatırımla ilk etapta yılda 100 bin adet hafif ticari araç üretimini hedefliyor. 2010 yılında devreye girmesi beklenen yatırımla, Toyota Türkiye'nin üretim kapasitesi de 250 bin adetlere yükselecek. 2006 yılında 2.3 milyar dolarlık ihracat yapan firma, yeni hafif ticari aracın üretimiyle birlikte ihracatını da katlayacak. Yeni yatırım hem Toyota hem de Türkiye için önemli . Çünkü Toyota, daha önce olmadığı, ancak hızla büyüyen hafif ticari araç pazarına giriş yapıyor. Made in Turkey damgalı hafif ticari araçlar, Toyota'nın Avrupa hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynayacak.
Üretim için Adapazarı tesislerinin seçilmesi ise artık Türkiye'nin ticari araç üretiminde söz sahibi olduğunu kanıtlaması açısından önemli.
Türk mühendisi, Türk işçisinin emeğiyle üretilen ticari araçlar, uzun yıllar dünyanın yükünü taşımaya devam edecek
SKODA AUTO “TOUR DE FRANCE” İLE OLAN ORTAKLIĞINI UZATTI
Skoda Auto’nun, buz hokeyi dünya şampiyonasına 15 yıldır yaptığı sponsorluğun yanında Tour de France ortaklığı da, şirketin sponsorluk ve iletişim stratejisinin başlıca unsurlarından birini oluşturuyor. Konu ile ilgili açıklama yapan Skoda Auto İletişiminin başında bulunda Martin Lauer; “Bizim bisiklet sporuna olan ilgimiz ve özellikle ‘Tour de France’ ile devam etmekte olan ortaklığımız, en iyiler ile bir ekip oluşturma yönündeki uzun dönemli stratejimizin bir parçasıdır ve bu, bir yandan marka bilinilirliğini ve görünürlüğünü artırırken, diğer yandan da ürünlerimizin birinci sınıf kalitesini de gözler önüne sermektedir” dedi.
“Tour de France” ile olan ortaklık, A.S.O. tarafından Paris – Roubaix yarışı başta olmak üzere Fransa ve Belçika’da organize edilen belli sayıda yarışmanın desteklenmesini içeriyor
“Tour de France” ile olan ortaklık, A.S.O. tarafından Paris – Roubaix yarışı başta olmak üzere Fransa ve Belçika’da organize edilen belli sayıda yarışmanın desteklenmesini içeriyor
OTOMOBİLDE YILIN SON FIRSATLARI
Yılın son haftasına girilirken, sektördeki bir çok firma kampanyalarına hız verdi. İndirimler sonucu geçen yıl 40 bin YTL olan dizel Renault Megane Sedan’ın fiyatı 38 bin, Dacia Logan’ın fiyatı 24 bin YTL’den 22 bin, Renault Clio Symbol’un fiyatı ise 21 bin 500 YTL’den 20 bin YTL’ye düştü.
Peugeot 207’nin fiyatı 31 bin YTL’den 29 bin 500, 307’nin fiyatı 37 bin YTL’den 35 bin, Partner’in fiyatı ise 25 bin YTL’den 23 bin 500 YTL’ye indi.
Opel yeni Astra HB’in 35 bin YTL olan fiyatı 33 bin YTL, Astra Classic’in 26 bin YTL olan fiyatı ise 25 bin YTL’ye düştü. 24 bin YTL olan Fiat Palio’nun fiyatı 21 bin YTL’ye, 27 bin YTL olan Albea’nın fiyatı 25 bin, 34 bin YTL olan Doblo’nun fiyatı 32 bin YTL’ye geriledi.
Toyota Yaris’in fiyatı ise 25 bin YTL’den 24 bin 400 YTL’ye indirildi. Fiyatlarında indirime gitmeyen firmalar ise sattıkları araçların donanımlarında yenilik ve zenginlik yaptı.
“GEÇEN YIL ALMAYAN, BU YIL KARDA”
Çukurova Yetkili Otomobil Satıcıları Derneği (YODER) Başkanı Süleyman Onatça, dövizdeki durgunluğun yanı sıra piyasadaki arz talep dengesini dikkate alan sektördeki firmaların bu yıl satış fiyatlarında indirime gittiğini belirtirken, geçen yıl oto alımını erteleyenlerin bu yıl kara geçtiklerini söyledi.
Onatça, yılın son haftasına girilmesiyle birlikte satışların artmasını umduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Firmalar, ellerindeki stokları eritmek ve kotalarını doldurmak için yarış içerisine girdiler. Hem distribütörler hem üreticiler hem de bayiler karsız satışlar yapmaya başladı. Otomobil almak isteyenler için son fırsat günleri. Fiyatlar geçen yıla göre oldukça cazip olduğu için otomobil almanın tam zamanı diyoruz. Çünkü, yıl sonuna kadar stokların eritilmesi için bugüne kadar görülmemiş cazip fırsatlar bulunuyor. Yeni model otomobillerden almak isteyenler düşüncelerini ertelememeli. Bugün otomobil alan yeni yılda almaktan daha karlı olacak.”
Onatça, 2007’nin sektör açısından iç açıcı geçmediğini ve yüzde 9 civarında daralma beklediklerini belirterek, tüm umutların 2008’e ötelendiğini ifade etti.
Onatça, 2008’de otomobil satışlarının yüzde 15 civarında artacağını umduklarını sözlerine ekledi.
Peugeot 207’nin fiyatı 31 bin YTL’den 29 bin 500, 307’nin fiyatı 37 bin YTL’den 35 bin, Partner’in fiyatı ise 25 bin YTL’den 23 bin 500 YTL’ye indi.
Opel yeni Astra HB’in 35 bin YTL olan fiyatı 33 bin YTL, Astra Classic’in 26 bin YTL olan fiyatı ise 25 bin YTL’ye düştü. 24 bin YTL olan Fiat Palio’nun fiyatı 21 bin YTL’ye, 27 bin YTL olan Albea’nın fiyatı 25 bin, 34 bin YTL olan Doblo’nun fiyatı 32 bin YTL’ye geriledi.
Toyota Yaris’in fiyatı ise 25 bin YTL’den 24 bin 400 YTL’ye indirildi. Fiyatlarında indirime gitmeyen firmalar ise sattıkları araçların donanımlarında yenilik ve zenginlik yaptı.
“GEÇEN YIL ALMAYAN, BU YIL KARDA”
Çukurova Yetkili Otomobil Satıcıları Derneği (YODER) Başkanı Süleyman Onatça, dövizdeki durgunluğun yanı sıra piyasadaki arz talep dengesini dikkate alan sektördeki firmaların bu yıl satış fiyatlarında indirime gittiğini belirtirken, geçen yıl oto alımını erteleyenlerin bu yıl kara geçtiklerini söyledi.
Onatça, yılın son haftasına girilmesiyle birlikte satışların artmasını umduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:
“Firmalar, ellerindeki stokları eritmek ve kotalarını doldurmak için yarış içerisine girdiler. Hem distribütörler hem üreticiler hem de bayiler karsız satışlar yapmaya başladı. Otomobil almak isteyenler için son fırsat günleri. Fiyatlar geçen yıla göre oldukça cazip olduğu için otomobil almanın tam zamanı diyoruz. Çünkü, yıl sonuna kadar stokların eritilmesi için bugüne kadar görülmemiş cazip fırsatlar bulunuyor. Yeni model otomobillerden almak isteyenler düşüncelerini ertelememeli. Bugün otomobil alan yeni yılda almaktan daha karlı olacak.”
Onatça, 2007’nin sektör açısından iç açıcı geçmediğini ve yüzde 9 civarında daralma beklediklerini belirterek, tüm umutların 2008’e ötelendiğini ifade etti.
Onatça, 2008’de otomobil satışlarının yüzde 15 civarında artacağını umduklarını sözlerine ekledi.
Abartısız İsveç lüksü Volvo S80 Executive ile Türkiye’de
Markanın yeni tasarım anlayışını yansıtan S80 modeli Executive donanım seçeneği ile İsveçlilerin abartısız ama kusursuz lüks anlayışını en iyi şekilde gözler önüne seriyor. Güvenliğin yanı sıra, otomobilin geniş iç hacmi ve özel seçilmiş deriler üzerindeki işçilik, Executive donanımının ayrıcalığını yansıtıyor. Çarpışma Uyarısı ve Fren Desteği İçeren Adaptif Hız Sabitleyicisi teknolojisine de sahip olan Volvo S80’in hedefi müşterilere rahat, dinamik ve güvenli bir sürüş sağlamak. Bu sistem, öndeki otomobille önceden belirlenen bir mesafeyi koruyor. Bu mesafenin, bir çarpışma doğurabilecek hızla kapanması durumunda, sistem sürücüyü uyarıyor ve fren sistemini hazırlıyor. Gerek İsveçliler, gerekse dünyanın önemli bir bölümü için önem taşıyan sürücüyü ve tüm yolcuları koruma, Volvo S80 Executive tarafından sunulan önemli bir detay.
Renault, büyük sürprizlerle geleceğe hazırlanıyor
2007 yılında Türkiye’nin her kesiminden binlerce ailenin ortak tutkusu olan Renault, binek otomobil pazarı liderliğini 10. yılında da sürdürüyor. Ayrıca Türkiye’de üretilen Symbol ve Megane Sedan Türkiye’nin en çok satılan otomobilleri konumunda bulunuyorlar.
Otomotiv pazarının sağlıklı gelişmesi için istikrarın devam etmesi büyük önem taşıyor. Şartlar müşteriler için her zaman cazip olmaya devam ediyor. Her şeyden önce 2003 yılından beri Türkiye bir istikrar içinde. Sektör, bunun getirdiği bir dengeye sahip.
2007 yılı başında, otomobil pazarının geçen yıla göre bir miktar eksik kapanmasını normal değerlendirmiştik, pazarda ilk 6 ayda yüzde 30'a yakın bir daralma yaşandı. Geçen yılın şartlarına bakıldığında Pazar gelişimi olağanüstü bir durum arz etmiyor. Geçen yıl Mayıs ayına kadar piyasada yüksek bir satış hacmi oluştu, Mayıs ayındaki çalkalanmayla birlikte satışlar da düştü. Böyle bir atmosferle 2007 yılına girdik. 2007 yılının ikinci yarısında ise şartlar dengeye geldi. Sonuçta yılın sonunda, yılbaşında da öngördüğümüz gibi, geçen yıla göre pazar yaklaşık yüzde 5 oranında düşük gerçekleşecek. Önemli olan ani değişikliklerle makro ekonomik dengelerin etkilenmemesi, dolayısıyla sektörün bundan darbe almamasıdır.
2008 yılına ise olumlu ve istikrarlı bir ortamda giriyoruz. Renault olarak 2008 yılını büyük bir coşku ile yaşayacağız. Renault, 2008 yılından itibaren büyük yeniliklerle Türkiye otomotiv pazarında yer alacak. Renault Kontrat 2009 dahilinde pazara sunulacak 26 modelden 8’ini önümüzdeki yıl Türkiye pazarına sunacağız. Türkiye'de her iki otomobilden birini üreten ve yoğun ihracat yapan bir marka olarak bu durumdan büyük gurur duyuyoruz. OYAK ve Renault olarak iki ortağımız Türkiye'ye güvenle bakıyorlar ve her ortamda bu mesajlarını sıklıkla veriyorlar, öncelikle Türkiye'de otomotiv sektörünün taşıdığı avantajların önümüzdeki dönemde artarak devam etmesi çok büyük önem taşıyor.
Renault, büyük sürprizlerle geleceğe hazırlanıyor. Mart ayında Yeni Laguna lansmanı ile yeniliklerimiz Türkiye pazarına girmeye başlayacak. Yeni Laguna ile kalite konusunda dünyanın ilk üç modeli arasında olma iddiamız bulunuyor. Bunu takip eden aylarda ise neredeyse her ay bir model olmak üzere toplam 8 model lanse edeceğiz. Bunların arasında sadece Türkiye’de üretilecek olan Clio Grand Tour bizim için ayrı bir önem teşkil ediyor. Clio Grand Tour, hatchback versiyona göre sunduğu farklı standartlar ve çok amaçlı kullanım özelliği ile beğeni kazanacak. Bu yeni otomobil, dinamik dizayn ile geniş yükleme hacmini bir arada sunan bir araç arayışında olan müşteri kitlesinin beklentilerini karşılayacak. Clio Grand Tour modelimizi ise Yeni Kangoo, Grand Modus ve yılın ikinci yarısında yeni gerçek 4x4 modelimiz olan Koleos olmak üzere birçok yeni model takip edecek.
Bunların etkisiyle çok iyi ve hızlı bir performans göstereceğiz. Renault çok satan otomobillere sahipse, ülkedeki 450 çeşit otomobil içinde sadece 'Megane Sedan' ve 'Symbol' en çok satan otomobiller ise bunlar kaliteli ve arkalarında güçlü bir hizmet ağı olduğu içindir. Renault olarak binek otomobil pazarındaki tartışmasız liderliğimizi sürdürmeyi planlıyoruz.
Özellikle küresel ısınmanın çok daha gündemde olduğu bu dönemde, çevreci yeni teknolojilere sahip daha az yakıt tüketen araçların üretiminin çoğaltılması büyük önem taşıyor. 2008 yılında, piyasada eski araçların bu yeni nesil araçlarla değişimini sağlayacak bir açılım bekliyoruz.
Otomotiv pazarının sağlıklı gelişmesi için istikrarın devam etmesi büyük önem taşıyor. Şartlar müşteriler için her zaman cazip olmaya devam ediyor. Her şeyden önce 2003 yılından beri Türkiye bir istikrar içinde. Sektör, bunun getirdiği bir dengeye sahip.
2007 yılı başında, otomobil pazarının geçen yıla göre bir miktar eksik kapanmasını normal değerlendirmiştik, pazarda ilk 6 ayda yüzde 30'a yakın bir daralma yaşandı. Geçen yılın şartlarına bakıldığında Pazar gelişimi olağanüstü bir durum arz etmiyor. Geçen yıl Mayıs ayına kadar piyasada yüksek bir satış hacmi oluştu, Mayıs ayındaki çalkalanmayla birlikte satışlar da düştü. Böyle bir atmosferle 2007 yılına girdik. 2007 yılının ikinci yarısında ise şartlar dengeye geldi. Sonuçta yılın sonunda, yılbaşında da öngördüğümüz gibi, geçen yıla göre pazar yaklaşık yüzde 5 oranında düşük gerçekleşecek. Önemli olan ani değişikliklerle makro ekonomik dengelerin etkilenmemesi, dolayısıyla sektörün bundan darbe almamasıdır.
2008 yılına ise olumlu ve istikrarlı bir ortamda giriyoruz. Renault olarak 2008 yılını büyük bir coşku ile yaşayacağız. Renault, 2008 yılından itibaren büyük yeniliklerle Türkiye otomotiv pazarında yer alacak. Renault Kontrat 2009 dahilinde pazara sunulacak 26 modelden 8’ini önümüzdeki yıl Türkiye pazarına sunacağız. Türkiye'de her iki otomobilden birini üreten ve yoğun ihracat yapan bir marka olarak bu durumdan büyük gurur duyuyoruz. OYAK ve Renault olarak iki ortağımız Türkiye'ye güvenle bakıyorlar ve her ortamda bu mesajlarını sıklıkla veriyorlar, öncelikle Türkiye'de otomotiv sektörünün taşıdığı avantajların önümüzdeki dönemde artarak devam etmesi çok büyük önem taşıyor.
Renault, büyük sürprizlerle geleceğe hazırlanıyor. Mart ayında Yeni Laguna lansmanı ile yeniliklerimiz Türkiye pazarına girmeye başlayacak. Yeni Laguna ile kalite konusunda dünyanın ilk üç modeli arasında olma iddiamız bulunuyor. Bunu takip eden aylarda ise neredeyse her ay bir model olmak üzere toplam 8 model lanse edeceğiz. Bunların arasında sadece Türkiye’de üretilecek olan Clio Grand Tour bizim için ayrı bir önem teşkil ediyor. Clio Grand Tour, hatchback versiyona göre sunduğu farklı standartlar ve çok amaçlı kullanım özelliği ile beğeni kazanacak. Bu yeni otomobil, dinamik dizayn ile geniş yükleme hacmini bir arada sunan bir araç arayışında olan müşteri kitlesinin beklentilerini karşılayacak. Clio Grand Tour modelimizi ise Yeni Kangoo, Grand Modus ve yılın ikinci yarısında yeni gerçek 4x4 modelimiz olan Koleos olmak üzere birçok yeni model takip edecek.
Bunların etkisiyle çok iyi ve hızlı bir performans göstereceğiz. Renault çok satan otomobillere sahipse, ülkedeki 450 çeşit otomobil içinde sadece 'Megane Sedan' ve 'Symbol' en çok satan otomobiller ise bunlar kaliteli ve arkalarında güçlü bir hizmet ağı olduğu içindir. Renault olarak binek otomobil pazarındaki tartışmasız liderliğimizi sürdürmeyi planlıyoruz.
Özellikle küresel ısınmanın çok daha gündemde olduğu bu dönemde, çevreci yeni teknolojilere sahip daha az yakıt tüketen araçların üretiminin çoğaltılması büyük önem taşıyor. 2008 yılında, piyasada eski araçların bu yeni nesil araçlarla değişimini sağlayacak bir açılım bekliyoruz.
2008'de keyif '4x4'lük olacak
70'in üzerinde yeni modelin Türkiye yollarına çıktığı 2007 yılı sona ermek üzere. Fakat otodaki model fırtınası 2007 ile dinmeyecek. 2008'de de tam 48 yeni model Türkiye pazarına sunulacak. Türkiye pazarında tüm segmentlerden pay almak isteyen üreticilerin yarattığı yeni model fırtınası otoda 2008 modasının 4x4'ler olacağını işaret ediyor. 2008'de Türk otomobilseverleri karşılayacak 4x4'ler şöyle; Audi Q5, BMW X6, Citroen C-Crosser, Ford Kuga, Mercedes GLK, Mitsubishi Outlander, Nissan X-Trail, Peugeot 4007, Renault Koleos, VW Tiguan, Toyota Land Cruiser ve Volvo XC60.
Toyota Land Cruiser
112 bin Euro'dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak olan Land Cruiser V8, 4.7 lt. dizel ve 4.5lt. benzinli motor seçenekleri ile yollara çıkacak.
Peugeot 4007
Fransız PSA ile Japon Mitsubishi'nin ortaklaşa geliştirdiği Peugeot 4007, Türkiye'ye 2.2 lt. 156 bg'lik bir HDi dizel motorla ithal edilecek
Ford Kuga
Focus ile aynı platforma sahip Kuga, kompakt 4x4 sınıfında iddialı. Kuga'da 1.6 lt. dahil olmak üzere 2'si dizel 3'ü benzinli 5 motor seçeneği bulunuyor.
Volkswagen Tiguan
Tiguan, Türkiye'ye ikisi benzinli toplam üç motor seçeneğiyle ithal edilecek. 1.4 lt. 150 bg'lik Tiguan'ın baz fiyatı 60 bin YTL civarı olacak.
Toyota Land Cruiser
112 bin Euro'dan başlayan fiyatlarla satışa sunulacak olan Land Cruiser V8, 4.7 lt. dizel ve 4.5lt. benzinli motor seçenekleri ile yollara çıkacak.
Peugeot 4007
Fransız PSA ile Japon Mitsubishi'nin ortaklaşa geliştirdiği Peugeot 4007, Türkiye'ye 2.2 lt. 156 bg'lik bir HDi dizel motorla ithal edilecek
Ford Kuga
Focus ile aynı platforma sahip Kuga, kompakt 4x4 sınıfında iddialı. Kuga'da 1.6 lt. dahil olmak üzere 2'si dizel 3'ü benzinli 5 motor seçeneği bulunuyor.
Volkswagen Tiguan
Tiguan, Türkiye'ye ikisi benzinli toplam üç motor seçeneğiyle ithal edilecek. 1.4 lt. 150 bg'lik Tiguan'ın baz fiyatı 60 bin YTL civarı olacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)