Küresel ısınma nedeniyle sürekli olarak suçlanan ve çeşitli kurallar içine sokulmaya çalışılan otomotiv üreticileri, son dönemde mesailerinin büyük kısmını çevreci motor teknolojileri üzerine yoğunlaştırdı. Bunda en büyük pay da, kuşkusuz motor geliştirmeyle ilgilenen mühendislere düştü!
Son dönemde karbon emisyonları konusunda iyiden iyiye sıkışan üreticiler, hem kendilerine verilen değerleri karşılayacak düşük emisyonlu motorlar için, hem de giderek ağırlığı artan dizel motorlar karşısında benzinli motorları harcatmamaya çalışıyorlar. Nitekim gerek uzmanlar, gerekse de üreticiler benzinli motorların modasının kolay kolay geçmeyeceğini söylüyorlar. Bir bildikleri mi var acaba?
Mühendisler işbaşında
Elbette ki var. Ancak tam olarak geliştirme aşamasında. Kısaca HCCI olarak adlandırılan sistemle donatılması düşünülen geleceğin benzinli motorlar, August Otto’nun içten yanmalı ve buji ateşlemeli benzinli motoruyla Rudolf Diesel’in kendi kendine ateşleme yapabilen dizel motorlarının özelliklerini bir yerde toplamayı amaçlıyor.
Daha önceden de defalarca denenen bu yöntem, geliştirme ve üretim masraflarının yüksekliği, teknik elverişsizlikler gibi faktörlerle hep ertelenmişti. Ancak baskılar, bu sistemi yeniden laboratuvarlara döndürdü. Nitekim başta General Motors olmak üzere bazı büyük üreticiler, bu teknolojiyi daha ileri götürmek için mesai harcayıp, konseptler üretiyor.
Sistemin esas amacıysa, benzinli motorlara dizelin sunduğu düşük tüketim ve karbondioksit salınımı özelliği katmak. Bu geliştirilecek motorun, metan ve bioyakıtlar gibi farklı yakıtlarla da çalışabilmesi amaçlanıyor.
HCCI motorda yakıt, homojen olarak önceden yüksek oranda havayla karıştırılıyor. Piston en yüksek noktasına ulaştığında da, bu yakıt basıncın etkisiyle yanmaya başlıyor. Bu tip bir motorda yakıt buji gibi tek bir noktadan değil, pek çok noktadan ateşlenmiş olacak.
Şimdilik bir dizel motorun benzinli bir motora döndürülmesi şeklinde ilerleyen çalışmalar, çeşitli elektronik kontrol üniteleri eklenerek sürüyor. Sistemin hala pahalı ve karmaşık bir teknik gerektirdiğini belirtiyorlar
2 Ocak 2008 Çarşamba
İki otomotiv devi Türkiye’ye geliyor
24 milyar dolar cirolu Kanadalı Magna, Tekirdağ’a fabrika kurmaya hazırlanıyor. İkinci yatırımcının adı sır gibi saklanırken, Volkswagen, PSA Group ve Toyota’nın adı konuşuluyor
Bu yıl üretim ve ihracat rekoru kırmaya hazırlanan otomotiv sektörüne iki yeni yatırım müjdesi geldi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, dünya otomotiv devlerinden iki şirketin, Türkiye’de toplam 1.4 milyar euroluk (2.03 milyar dolar) yatırıma hazırlandığını söyledi. Bakan Çağlayan, bu şirketlerden birinin 1 milyar, diğerinin de 400 milyon euroluk yatırım yapmayı istediğini kaydetti.
Çağlayan’ın açıkladığı iki yeni otomotiv yatırımından ilki Kanadalı Magna Grubu’na ait olacak. İkinci yatırımcının adı sır gibi saklanırken, kulislerde çeşitli dedikodular da dönüyor. Volkswagen, PSA Group ve Toyota en büyük adaylar arasında yer alıyor.
Magna, Tekirdağ’ı seçti
Dünya devlerine yan sanayi parçası ve fason olarak araç üreten Magna Grubu’nun Tekirdağ yakınlarında 400 milyon euroluk yatırıma imza atması bekleniyor. 24 milyar dolar ciroya sahip olan dev şirketin bu bölgede yatırım yapmak istemesinin nedeni Türkiye’nin önde gelen yan sanayi şirketlerinden Uzel’e yakın olabilmek. 24 milyar dolar cirolu Magna’nın Türkiye’de 80+80 bin adetlik bir tesis kuracağı kaydediliyor. Şirketin, son dönemde flört halinde olduğu Çinli markalardan birini Tekirdağ’da üretebileceği otomotiv kulislerinde konuşuluyor.
Magna, dünya devlerinin gözdesi olan Çinli markaların başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya açılmasına destek veriyor. Magna’nın ilgilendiği markalar ise Türkiye distribütörlüğünü Mermerler Grubu’nun aldığı Chery ile Anadolu Grubu’nun önümüzdeki dönemde yeni markası olması beklenen Geely. Kanadalı otomotiv devinin, Avrupa pazarına daha önce Türkiye’den açılmak istediklerini açıklayan Chery ve Geely’yi üretim merkezi haline getirmesi bekleniyor.
BMW ve Chrysler’e fason araç üretiyor
DünyanIn 4’üncü büyük otomotiv yan sanayi şirketi olan Kanadalı Magna International, General Motors’dan Honda’ya kadar birçok şirkete ürün sağlıyor. 83 bin çalışanı olan şirketin irili ufaklı toplam 240 adet üretim merkezi var. Geçen yıl yaklaşık 24 milyar dolar ciro elde eden Magna International, yan sanayi parçalarının yanı sıra devlere fason olarak üretim yapıyor. Şirket, BWM’nin küçük 4x4 aracı X3’ü Avusturya’nın Grez şehrinde üretiyor. Kanadalı şirket ayrıca Chrysler için Voyager, 300C, Jeep Commander, Cherokee modellerini üretiyor. Magna, Mercedes-Benz ve Saab için de üretim gerçekleştiriyor.
İkinci yatırımcı Toyota mı?
Toyota, Doblo ve Transit Connect’in Avrupa’da önemli satış rakamları yakalaması nedeniyle Adapazarı’nda üretmek için hafif ticari araç üzerinde çalışmalar yapıyor. Toyota Otomotiv Türkiye CEO’su Tamer Ünlü, henüz verilmiş kararın olmadığını belirtirken, yenilenecek Toyota Verso’nun platformundan yararlanarak hafif ticari üretimi için çalışıldığı ifade ediliyor.
Bu yıl üretim ve ihracat rekoru kırmaya hazırlanan otomotiv sektörüne iki yeni yatırım müjdesi geldi. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, dünya otomotiv devlerinden iki şirketin, Türkiye’de toplam 1.4 milyar euroluk (2.03 milyar dolar) yatırıma hazırlandığını söyledi. Bakan Çağlayan, bu şirketlerden birinin 1 milyar, diğerinin de 400 milyon euroluk yatırım yapmayı istediğini kaydetti.
Çağlayan’ın açıkladığı iki yeni otomotiv yatırımından ilki Kanadalı Magna Grubu’na ait olacak. İkinci yatırımcının adı sır gibi saklanırken, kulislerde çeşitli dedikodular da dönüyor. Volkswagen, PSA Group ve Toyota en büyük adaylar arasında yer alıyor.
Magna, Tekirdağ’ı seçti
Dünya devlerine yan sanayi parçası ve fason olarak araç üreten Magna Grubu’nun Tekirdağ yakınlarında 400 milyon euroluk yatırıma imza atması bekleniyor. 24 milyar dolar ciroya sahip olan dev şirketin bu bölgede yatırım yapmak istemesinin nedeni Türkiye’nin önde gelen yan sanayi şirketlerinden Uzel’e yakın olabilmek. 24 milyar dolar cirolu Magna’nın Türkiye’de 80+80 bin adetlik bir tesis kuracağı kaydediliyor. Şirketin, son dönemde flört halinde olduğu Çinli markalardan birini Tekirdağ’da üretebileceği otomotiv kulislerinde konuşuluyor.
Magna, dünya devlerinin gözdesi olan Çinli markaların başta Avrupa olmak üzere tüm dünyaya açılmasına destek veriyor. Magna’nın ilgilendiği markalar ise Türkiye distribütörlüğünü Mermerler Grubu’nun aldığı Chery ile Anadolu Grubu’nun önümüzdeki dönemde yeni markası olması beklenen Geely. Kanadalı otomotiv devinin, Avrupa pazarına daha önce Türkiye’den açılmak istediklerini açıklayan Chery ve Geely’yi üretim merkezi haline getirmesi bekleniyor.
BMW ve Chrysler’e fason araç üretiyor
DünyanIn 4’üncü büyük otomotiv yan sanayi şirketi olan Kanadalı Magna International, General Motors’dan Honda’ya kadar birçok şirkete ürün sağlıyor. 83 bin çalışanı olan şirketin irili ufaklı toplam 240 adet üretim merkezi var. Geçen yıl yaklaşık 24 milyar dolar ciro elde eden Magna International, yan sanayi parçalarının yanı sıra devlere fason olarak üretim yapıyor. Şirket, BWM’nin küçük 4x4 aracı X3’ü Avusturya’nın Grez şehrinde üretiyor. Kanadalı şirket ayrıca Chrysler için Voyager, 300C, Jeep Commander, Cherokee modellerini üretiyor. Magna, Mercedes-Benz ve Saab için de üretim gerçekleştiriyor.
İkinci yatırımcı Toyota mı?
Toyota, Doblo ve Transit Connect’in Avrupa’da önemli satış rakamları yakalaması nedeniyle Adapazarı’nda üretmek için hafif ticari araç üzerinde çalışmalar yapıyor. Toyota Otomotiv Türkiye CEO’su Tamer Ünlü, henüz verilmiş kararın olmadığını belirtirken, yenilenecek Toyota Verso’nun platformundan yararlanarak hafif ticari üretimi için çalışıldığı ifade ediliyor.
BURÇLAR VE OTOMOBİLLERİ
KOÇ (21 mart-21 nisan)
Direksiyon başındayken başka bir otomobilin kendisini geçmesine çok sinirlenir. Koç sürücüsü hızlı araba kullanmaya bayılır. Refleksleri çok iyidir ve tam zamanında önlemini alıp, tehlikeyi önlemesini bilir. Bir tavsiyede bizden; Koç burcu insanını araba kullanırken rahatsız etmeyin,içindeki trafik canavarını uyandırabilirsiniz!
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Koç burcu insanının hayalini kırmızı bir spor otomobil süsler. Otomobilin müzik sisteminin iyi olması onlar için hayati önem taşır.
BOĞA (22 nisan –21 mayıs)
Boğa burcu yaşama ve ondan haz almaya düşkün bir burçtur. Boğa burcu insanı genelde sakin olarak tanınır. ancak trafiğe çıktığında iş değişir. Kinci ve maceraperest olmaları onların direksiyon başındaki tavırları üzerinde belirleyici rol oynar. Boğa burcu sürücüsüne karşı trafikte dikkatli olmak gerekir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Doğaya düşkünlüğü otomobil seçiminde de kendisini gösterir. İçinde rahat edebilecekleri otomobilleri seçerler. Gri ve kırmızı en çok tercih ettikleri renklerdir.
İKİZLER (22 mayıs-21 haziran)
İkizler burcu insanı gençliğin ve dinamizmin sembolüdür. Bunun nedeni ikizler insanının hangi yaşta olursa olsun genç ve çocuksu kalmayı başarmasıdır. Maceradan hoşlanırlar ve çok meraklıdırlar. İkizler sürücüsü hızlı, sinirli ve sabırsızdır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Onun değişken karakteri farklı otomobilleri beğenmesine yol açar. Biraz maymun iştahlı olduğu söylenebilir. Seçtiği otomobil mutlaka gündemde ve modern olmalıdır.
YENGEÇ (22 haziran - 21 temmuz)
Çok duygusal, hayalci, çocuksu insanlardır. Yengeçler ölçülü ve dikkatlidirler. Direksiyon başında da dikkatlidirler. Trafik kurallarına uymaya özen gösterirler ve birisi bir hata yaptığında oldukça sinirlenirler. Emniyet kemeri takmadan asla yola çıkmazlar.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Görünüş ve lüksten çok, fonksiyon önemlidir. Aile otomobillerini tercih ederler. Fazla hız yapmamalarına rağmen güçlü motorlu otomobilleri tercih ederler. Bir markaya güven duyarlarsa kesinlikle değiştirmezler.
ASLAN (22 temmuz -21 ağustos)
Otomobil kullanırken kendine çok güvenir. Can sıkıcı olaylar karşısında soğukkanlılığını korumayı başardığı için hemen hemen hiç hata yapmaz.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Soğukkanlı olan aslan burcu insanı kendine güven veren, güçlü ve sağlam otomobilleri tercih eder. Bu nedenle aslan burcu insanının hayalini her türlü lüks ve konfora sahip araçlar süsler.
BAŞAK (22 ağustos –21 eylül)
Hayatının bir parçası olan titizliği otomobil sürerken de gösterir. Kurallara oldukça özen gösterir. Ancak sabahları sinirli olur ve otomobil kullandığında etrafına öfke saçabilir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Detaylara önem verir, otomobilinde de konfor ister. Sağlam geniş ve ekonomik bir otomobil tam onlara göredir.
TERAZİ (22 eylül-21 ekim)
Trafikte son derece kibar olmalarına karşın oldukça kararsız davranışlar sergilerler. Sürekli diğer arabalara bakarlar. Otomobil kullanmak onlar için kesinlikle bir zevk değildir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: İç ve dış dizaynı önem taşır. Teknik ayrıntılar genellikle fazla önem taşımaz. Bir terazi için otomobilin çizilmesi tam bir felakettir.
AKREP (22 ekim -21 kasım)
Çok kıskanç olmasıyla tanınan akrep burcu, hataları affetmeyen ve saldırmak için fırsat kollayan bir karakter barındırırlar. Sakin görünseler de bir hata ile karşılaştıklarında bağırıp çağırmaktan geri kalmazlar.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: En son model hızlı ve güçlü otomobillerden hoşlanırlar. Motor sır dolu bir kutu değil, yakından ilgilendikleri bilgi sahibi oldukları bir şeydir. Güçlü otomobille hava atmaya bayılır. Siz siz olun sakın otomobilini eleştirmeyin.!
YAY (22 kasım -21 aralık)
Özgürlüğüne düşkün olan yay burcu maceraya bayılır. Kendisini çok iyi tanır ve özelliklerinin farkındadır. Trafikte korkusuzdur. Trafik kurallarına uyar ve diğer sürücülere saygılıdır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Konforlu ve sevimli otomobillerden hoşlanır. Otomobillerinin herkeste bulunmasını istemezler Üstü açık ya da en azından sunrooflu, bir otomobil tercih ederler.
OĞLAK ( 22 aralık -21 ocak)
Oğlak burcu yönetici olmak için yaratılmıştır. Organizasyon yeteneği güçlüdür. Reflekslerine, hızına yani otomobiline hakimdir. İyi bir sürücüdür.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Kullandığı otomobil mutlaka en son model olmalıdır. Satış sonrası servise de büyük önem verir.
KOVA (22 ocak - 21 şubat)
Hayatını olduğu gibi trafik kurallarını da hiçe sayar. Diğer sürücüleri küçümseyen bir tavrı vardır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Kova burcu insanı otomobilinin dikkat çekici ve son model olmasını ister. Uyumlu bir dizayn, eksantrik bir iç donanım, büyük boyutlu geniş bir panel ve güçlü motor otomobilinde aradığı özelliklerdir.
BALIK (22 şubat - 2 0mart)
Hayalci ve romantik balık burcu insanı trafikte kurallara bağlıdır. Balıklar yolda tehlikeden uzak dururlar. Çok dalgın oldukları için tehlikeli durumlar yaratabilirler.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Canlı renkleri severler. Kullanılmış otomobil almaktan hiç çekinmezler. Eski otomobil alıp yenilemeye üşenmezler. Gezmeye meraklı oldukları için otomobilin rahatlığı da çok önemlidir.
Direksiyon başındayken başka bir otomobilin kendisini geçmesine çok sinirlenir. Koç sürücüsü hızlı araba kullanmaya bayılır. Refleksleri çok iyidir ve tam zamanında önlemini alıp, tehlikeyi önlemesini bilir. Bir tavsiyede bizden; Koç burcu insanını araba kullanırken rahatsız etmeyin,içindeki trafik canavarını uyandırabilirsiniz!
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Koç burcu insanının hayalini kırmızı bir spor otomobil süsler. Otomobilin müzik sisteminin iyi olması onlar için hayati önem taşır.
BOĞA (22 nisan –21 mayıs)
Boğa burcu yaşama ve ondan haz almaya düşkün bir burçtur. Boğa burcu insanı genelde sakin olarak tanınır. ancak trafiğe çıktığında iş değişir. Kinci ve maceraperest olmaları onların direksiyon başındaki tavırları üzerinde belirleyici rol oynar. Boğa burcu sürücüsüne karşı trafikte dikkatli olmak gerekir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Doğaya düşkünlüğü otomobil seçiminde de kendisini gösterir. İçinde rahat edebilecekleri otomobilleri seçerler. Gri ve kırmızı en çok tercih ettikleri renklerdir.
İKİZLER (22 mayıs-21 haziran)
İkizler burcu insanı gençliğin ve dinamizmin sembolüdür. Bunun nedeni ikizler insanının hangi yaşta olursa olsun genç ve çocuksu kalmayı başarmasıdır. Maceradan hoşlanırlar ve çok meraklıdırlar. İkizler sürücüsü hızlı, sinirli ve sabırsızdır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Onun değişken karakteri farklı otomobilleri beğenmesine yol açar. Biraz maymun iştahlı olduğu söylenebilir. Seçtiği otomobil mutlaka gündemde ve modern olmalıdır.
YENGEÇ (22 haziran - 21 temmuz)
Çok duygusal, hayalci, çocuksu insanlardır. Yengeçler ölçülü ve dikkatlidirler. Direksiyon başında da dikkatlidirler. Trafik kurallarına uymaya özen gösterirler ve birisi bir hata yaptığında oldukça sinirlenirler. Emniyet kemeri takmadan asla yola çıkmazlar.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Görünüş ve lüksten çok, fonksiyon önemlidir. Aile otomobillerini tercih ederler. Fazla hız yapmamalarına rağmen güçlü motorlu otomobilleri tercih ederler. Bir markaya güven duyarlarsa kesinlikle değiştirmezler.
ASLAN (22 temmuz -21 ağustos)
Otomobil kullanırken kendine çok güvenir. Can sıkıcı olaylar karşısında soğukkanlılığını korumayı başardığı için hemen hemen hiç hata yapmaz.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Soğukkanlı olan aslan burcu insanı kendine güven veren, güçlü ve sağlam otomobilleri tercih eder. Bu nedenle aslan burcu insanının hayalini her türlü lüks ve konfora sahip araçlar süsler.
BAŞAK (22 ağustos –21 eylül)
Hayatının bir parçası olan titizliği otomobil sürerken de gösterir. Kurallara oldukça özen gösterir. Ancak sabahları sinirli olur ve otomobil kullandığında etrafına öfke saçabilir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Detaylara önem verir, otomobilinde de konfor ister. Sağlam geniş ve ekonomik bir otomobil tam onlara göredir.
TERAZİ (22 eylül-21 ekim)
Trafikte son derece kibar olmalarına karşın oldukça kararsız davranışlar sergilerler. Sürekli diğer arabalara bakarlar. Otomobil kullanmak onlar için kesinlikle bir zevk değildir.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: İç ve dış dizaynı önem taşır. Teknik ayrıntılar genellikle fazla önem taşımaz. Bir terazi için otomobilin çizilmesi tam bir felakettir.
AKREP (22 ekim -21 kasım)
Çok kıskanç olmasıyla tanınan akrep burcu, hataları affetmeyen ve saldırmak için fırsat kollayan bir karakter barındırırlar. Sakin görünseler de bir hata ile karşılaştıklarında bağırıp çağırmaktan geri kalmazlar.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: En son model hızlı ve güçlü otomobillerden hoşlanırlar. Motor sır dolu bir kutu değil, yakından ilgilendikleri bilgi sahibi oldukları bir şeydir. Güçlü otomobille hava atmaya bayılır. Siz siz olun sakın otomobilini eleştirmeyin.!
YAY (22 kasım -21 aralık)
Özgürlüğüne düşkün olan yay burcu maceraya bayılır. Kendisini çok iyi tanır ve özelliklerinin farkındadır. Trafikte korkusuzdur. Trafik kurallarına uyar ve diğer sürücülere saygılıdır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Konforlu ve sevimli otomobillerden hoşlanır. Otomobillerinin herkeste bulunmasını istemezler Üstü açık ya da en azından sunrooflu, bir otomobil tercih ederler.
OĞLAK ( 22 aralık -21 ocak)
Oğlak burcu yönetici olmak için yaratılmıştır. Organizasyon yeteneği güçlüdür. Reflekslerine, hızına yani otomobiline hakimdir. İyi bir sürücüdür.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Kullandığı otomobil mutlaka en son model olmalıdır. Satış sonrası servise de büyük önem verir.
KOVA (22 ocak - 21 şubat)
Hayatını olduğu gibi trafik kurallarını da hiçe sayar. Diğer sürücüleri küçümseyen bir tavrı vardır.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Kova burcu insanı otomobilinin dikkat çekici ve son model olmasını ister. Uyumlu bir dizayn, eksantrik bir iç donanım, büyük boyutlu geniş bir panel ve güçlü motor otomobilinde aradığı özelliklerdir.
BALIK (22 şubat - 2 0mart)
Hayalci ve romantik balık burcu insanı trafikte kurallara bağlıdır. Balıklar yolda tehlikeden uzak dururlar. Çok dalgın oldukları için tehlikeli durumlar yaratabilirler.
HAYALİNDEKİ OTOMOBİL: Canlı renkleri severler. Kullanılmış otomobil almaktan hiç çekinmezler. Eski otomobil alıp yenilemeye üşenmezler. Gezmeye meraklı oldukları için otomobilin rahatlığı da çok önemlidir.
Vitesi büyüttük, şimdi gaza basma zamanı geldi
2007 yılı Türk otomotiv sektörü adına önemli bir yıl oldu.
800 milyon Euro’luk yeni yatırımla birlikte Türkiye’de 7 yeni modelin (Fiat Fiorino, Peugeot Bipper, Citroen Nemo, (Minicargo üçlüsü) Fiat Linea, Toyota Auris, Hyundai Matrix, Renault Clio Grand Tour) üretimine başlanırken, Türk otomotivi ’kaliteli üretim merkezi’ ünvanına ulaşarak dünyada sınıf atladı. Biz de Hürriyet gazetesi ve Otoyaşam olarak 2008’in bu ilk günlerinde 2007 yılında otomotiv sektörüne damgasını vuran önemli gelişmeleri hatırlatmak istedik. Bir çok gelişmenin yaşandığı 2007 yılında vitesi büyüten Türk otomotiv sektörü için 2008’de artık gaza basma zamanı geldi.
Bursa Renault’un en iyisi: (10 Ocak) Bursa’daki Oyak Renault fabrikasına 10 yılda toplam 1.08 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını söyleyen Renault Dış İlişkiler Başkanı Yardımcısı ve Euromed Başkanı Luc Alexandre Menard, Bursa’daki fabrikalarının yapılan değerlendirme sonucunda dünyanın en iyi Renault fabrikalarının başında yer aldığını kaydetti.
Tofaş’a Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bağlandı: (18 Ocak) Dünyayı üç bölgeye ayıran İtalyan Fiat, Tofaş’a, tüm Afrika, Ortadoğu ve Doğu Avrupa ülkelerini bağladı. Bu ülkelerde bundan böyle tüm satış ve pazarlamayı Tofaş’ın organize edeceği söylensede, sonraki dönemde bu konuda bir gelişme veya açıklama olmadı.
Hyundai, Türkiye’de çoğunluk hisseyi aldı: (22 Ocak) Koreli Hyundai Motors, Türkiye’de yüzde 50 ortağı olduğu Hyundai Assan’da çoğunluk hisseyi alarak şirketin kontrolünü Kibar Holding’den devraldı. Hyundai yetkilileri, bu kararda Toyota’nın Sabancı Holding’in elindeki hisseleri almasının kendileri için bir örnek olduğunu belirttiler. Korelilerin Türkiye’deki hissesi 2007’de yüzde 70’in üzerine çıktı.
Koç, Otoyol’u gözden çıkardı: (5 Mart) Koç Holding, Fiat Grubu’na bağlı Iveco’yla Türkiye’de ortak iştiraki olan Otoyol şirketini gözden çıkardı. Koç Holding, Otoyol’un Adapazarı’nda yıllık 18 bin araç kapasiteli midibüs ve kamyon üreten fabrikasını verimsiz olduğu için kapatıp, Iveco’nun sadece Türkiye distribütörlüğünü planladı.
Toyota Auris, Adapazarı’nda üretilmeye başlandı: (8 Mart) Japon Toyota, Avrupa pazarı için Avrupa’da geliştirdiği Auris modelini Türkiye’de üretmeye başladı.
Kibar’dan hissemizi ucuza verdik açıklaması: (10 Mart) Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, Korelilerin yüzde 50 ortak oldukları Hyundai Assan’dan yüzde 20 hisse daha alarak çoğunluğu ele geçirme karşılığında kendilerine yatırım, istihdam ve ihracat sözü verdiklerini söylemişti. Kibar, "Biz bu sözlere karşılık yatırımın önünü tıkamamak için yüzde 20’lik hisseyi fedakarlık yaparak değerinin altında verdik" dedi.
Askam, Temsa evliğili sonuçlanmadı: (23 Mart) Ağır kamyon üretmek için kolları sıvayan Temsa ile Türkiye’nin ilk kamyon üreticisi Askam arasındaki ortaklık görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Askam Genel Müdürü Çiğdem Topaloğlu, yaklaşık 1 yıldır süren görüşmelerle ilgili olarak, "Temsa ile görüşmeler bitti, anlaşma olmadı. Biz kendi kaynaklarımızla üretime yeniden başlıyoruz" dedi.
Adapazarı en iyi Toyota fabrikası seçildi: (26 Mart) Toyota’nın Adapazarı fabrikası, dünyanın en iyi Toyota fabrikası seçildi. Toyota Türkiye Üretim Genel Müdürü Tamer Ünlü, "Japon şirketin fabrikalar arasında yaptığı değerlendirmede en iyi ve en kaliteli üretim yapan fabrika biz çıktık" dedi.
Otoyol’un üretimi durdu, Selek istifa etti: (7 Nisan) Koç Holding, Otoyol’un Adapazarı’nda yıllık 18 bin araç kapasiteli midibüs ve kamyon üreten fabrikasını verimsiz olduğu için kapatırken, 20 yıldır Koç Grubu bünyesinde çalışan ve 2003 yılından bu yana Otoyol’un Genel Müdürü olan Murat Selek ise istifa etti.
Anadolu Grubu D-Max üretimi için anlaştı: (25 Nisan) Japon otomotiv devi Isuzu, Türkiye’yi Avrupa’nın üretim merkezi yapmak için düğmeye bastı. 7 yıldır Türkiye’de Anadolu Grubu ile birlikte kamyonet ve midibüs üretimi yapan Isuzu, hem kamyon hem de başarılı pick-up modeli D-Max’i de Avrupa pazarına dönük olarak Türkiye’de üretmek için Anadolu Grubu’yla anlaşma imzaladı.
Hyundai Matrix yerli oldu: (1 Mayıs) Koreli üretici Hyundai Türkiye’de üretimini gerçekleştirdiği ve ihracatını yaptığı modellerin arasına Matrix’i de ekledi. 80 milyon dolar tutarındaki yatırımla artık Türkiye’de üretilen Matrix’lerin yaklaşık yüzde 95’lik bölümü 60 tan fazla ülkeye ihraç edilecek. Yerli Matrix 26 bin 900 YTL ile 36 bin 50 YTL arasında değişen fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu.
Mazda doğrudan geldi, Mermerler’le yolunu ayırdı: (3 Mayıs) Son 1 yıldır Türkiye’deki faaliyetleri ve temsilciliği tartışılan Mazda, Türkiye’deki bayilerine gönderdiği yazıyla son noktayı koydu. 22 yıldır Türkiye distribütörü olan Mermerler Grubu’yla yollarını ayıran Mazda, Türkiye’de kendi şirketiyle faaliyetlerini sürdürme kararı aldı. Mazda, bayilerine gönderdiği yazıda, "Türkiye’de heyecan uyandıracak geleceğimize katılımınız bizi mutlu eder" dedi.
Bursalı Fiat Linea dünyaya boğazda tanıtıldı: (4 Mayıs) Tofaş’ın Bursa fabrikasında dünya pazarı için üretilen Fiat Linea, İstanbul Boğazı’ndaki Su Ada’daki görkemli lansmanla dünya vitrinine çıktı. Fiat Auto CEO’su Sergio Marchionne, "Mustafa’yla (Koç) 2004 yılında Boğaz’da bir dünya lansmanı hayalini kurmuştuk. Bu hayalimizi Linea’yla gerçekleştirdik" dedi.
Yeni Doblo için 350 milyon yatırım planı: (17 Mayıs) Fiat’ın yeni Doblo’nun Türkiye’de üretilmesi konusundaki kararı 1 hafta içinde vereceğini söyleyen Tofaş CEO’su Ali Pandır, "Bu konuda yaptığımız fizibilite çalışmaları devam ediyor. Biz yeni Doblo’yu üretmek için 350 milyon Euro’luk bütçe ayırdık" dedi.
Türkiye, Ford’un devler ligine girdi: (18 Mayıs) Ford’un Avrupa’daki 6’ıncı büyük pazarı olan Türkiye, model geliştirmede de etkili oluyor. Ford, eski Mondeo’da bulunmayan 1.6 litrelik motor seçeneğini tamamen Türkiye’nin isteği doğrultusunda yeni Mondeo’ya ekledi.
Toyota, Türkiye’yi Ünlü’ye bağladı: (19 Mayıs) Dünyanın en büyük otomotiv firması Japon Toyota, Türkiye’yi Tamer Ünlü’ye bağladı. Toyota Türkiye Üretim Müdürü Tamer Ünlü, Japon Kazuhiro Kobayashi’nin yerine şirketin CEO’su olarak atandı. Böylece Tamer Ünlü Japon şirketin dünyadaki ilk Türk CEO’su ünvanını aldı.
PSA, Türkiye’den 1.5 milyar Euro’luk parça alacak: (21 Haziran) Boeing’ten Fransız Peugeot-Citroen (PSA) Grubu’nun CEO’luğuna gelen Christian Streiff, Türk otomotiv endüstrisisi açısından tarihi bir karara imzasını atıyor. Bu yıl Türkiye’den 400 milyon Euro’luk yedek parça alacak PSA Grubu, bu rakamı 2 yıl içinde 1.5 milyar Euro’ya çıkartmayı planlıyor. PSA’nın bir sonraki adımı ise Türkiye’de ucuz otomobil üretecek bir fabrika kurmak olacak.
Hyundai, Türkiye’de iki model için düğmeye bastı: (3 Eylül) Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın Nisan ayında Türkiye’yi ziyaret eden Hyundai Başkanı Mong-Koo Chung’a yaptığı, "Benim de gözlerim sizinki gibi biraz çekiktir. Masanın altından da teşvik verelim yatırımını artır" talebi etkili oldu. Hyundai, 3 yıl içinde 2 yeni modelin daha Türkiye’de üretilmesi için düğmeye basarken, yeni modellerle birlikte toplam kapasitenin 200 bin adedi aşması bekleniyor.
Kocaelili Connect Amerika’ya İnönülü Kargo’yu Rusya’ya: (12 Eylül) Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’nda ürettiği Transit Connect’i otomotivin anavatanı olan Amerika’ya ihraç etmeye hazırlanırken, Eskişehir’deki İnönü fabrikasında ürettiği Kargo ile de Rusya ve çevresinde büyüme planı yapıyor. Ford Otosan Genel Müdürü Michail Flewitt, Transit Connect’in, Amerika’ya ihracatı için son aşamaya geldiklerini belirtti.
Karsan, Citroen de üretecek: (22 Eylül) Otomotivde hızla "fason üretim merkezi"ne dönüşen Karsan, Citroen’in ticari aracı Berlingo’yu üretmek üzere anlaşma imzaladı. Buna göre Karsan, yenilenen Berlingo’nun mevcut versiyonunu Bursa’da üretecek. Ayrıca Peugeot ve Citroen’in ticari araçları için arka aks gelişterecek. Karsan Genel Müdürü Can Karabağ, "Peugeot Partner ve Citroen Berlingo’da seri sonu üretim yapacağız" dedi.
Daihatsu Türkiye’de midibüs üretmeye başladı: (24 Eylül) Japon Daihatsu, Türkiye’de ’ithalatçı firma’ kimliğinden sıyrılıp, ülke ihracatına katkıda bulunmak istiyor. Daihatsu’nun Türkiye distribütörü ALJ Grup, dünyada sadece Bursa’da ’Deltabus’ isimli midibüs üreterek ihraç etmeye başladı. 2008 yılında 1000 adet Deltabus’la 40 milyon dolarlık ihracat geliri hedefleyen Daihatsu Türkiye, yeni ülkelerin devreye girmesiyle bu rakamı artırmak istiyor.
Minicargo üretimi başladı: (4 Ekim) Tofaş tarafından Fiat, Peugeot ve Citroen için Bursa’da üretilecek 380 milyon Euro’luk Minicargo projesinde üretim başladı. Tüm fikri mülkiyet hakları Tofaş’a ait olan Minicargo, Fiat ve PSA Grubu için Bursa’da yılda 165 bin adet üretilecek. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bu önemli aracın 8 yılda Türkiye ekonomisine 11 milyar dolarlık ihracat geliri sağlayacağını belirtti.
Mermerler Mazda’ya karşı ilk davayı açtı: (10 Ekim) Mazda, 22 yıldır Türkiye’de temsilcisi olan Mermerler Grubu’yla 31 Mart 2007’de sözleşmelerinin bitmesinin ardından, Türkiye’ye doğrudan girme kararı almıştı. 2008 yılı başında, Mazda Avrupa bünyesinde Türkiye’de kendi kurdukları şirketle hizmet vermeye başlayacaklarını açıklayan Japon şirkete, eski ortağından ilk darbe geldi. Son 6 aydır yaşanan süreçte sessiz kalan Mermerler Grubu, Mazda’ya karşı hukuki süreci başlattı.
Otomotivin 4 süvarisinden birlik mesajı: (28 Kasım) Otomotivin Davos’u olarak adlandırılan Automotivist’de biraraya gelen Ford, Fiat, Oyak Renault ve Toyota CEO’ları "Türkiye’de yerli bir markanın artık çıkamayacağı" görüşünde birleşti. "Otomotivin 4 büyük süvarisi"ni temsil eden CEO’lar, "Marka yaratmak yerine nasıl daha fazla üretim yaparız, buna bakmak gerek" mesajı verdi.
Otomotiv iki rekor birden kırdı: (28 Aralık) Otomotiv sektörü, iç pazarda daralma yaşamasına rağmen, 2007 yılını çifte rekorla geride bırakıyor. Üretimini 1 milyon 135 bin adede çıkaran otomotiv, bu alanda rekor kırarken, ihracatını da 830 bin adet ve 20 milyar dolara taşıyarak bir başka rekora imza attı.
Malezya, Türkiye için hafif ticari üretecek
Otomotiv editörü olarak Türkiye pazarında yer alan 50’in üzerindeki markaya da aynı mesafade olduğumu düşünüyorum. Yorum ve haberlerimde, tek şartım markanın veya modelin güzel bir hikayesi olması. Bugün kimse, ’Emre ... markaya daha yakın’, ’.... markanın haberlerine daha fazla yer veriyor’ diyemez. Diyen varsa da bu köşe kendisine sonuna kadar açık. Benim tek kıstasım yine söylüyorum karşımdaki markaların bana anlatacak birşeyi olması.
Bu doğrultuda geçtiğimiz günlerde Malezyalı otomotiv markası Proton’la ilgili duyduklarımı sizinle paylaşmak istedim. Her ne kadar Malezya’nın bile bir otomobil markası olmasına biraz gıcık olsam da, hikaye güzel. Bilmeyenler için Malezya bizim yapamadığımızı yapıp 1983 yılında Japon Mitsubishi’nin desteğiyle milli markaları Proton’u yarattı ve başta İngiltere olmak üzere dünyaya açıldı. 1996 yılına gelindiğinde, ünlü İngiliz spor markası Lotus’u almasıyla Proton’un bir anda yıldızı parladı. Çünkü bu satın almayla birlikte Proton, yeni modellerinde hem Lotus teknolojisini hem de imajını kullanmaya başladı.
Proton’un Türkiye’yle ilişkisi ise 1998 yılına uzanıyor. Jet Fadıl lakaplı Fadıl Akgündüz’ün temsilciliğinde Türkiye pazarına giriş yaptı. Türkiye’de 2 yıl boyunca 5 bine yakın araç satıldı ama 2000 yılında Jet-pa’nın içine girdiği sıkıntılar nedeniyle Proton Türkiye’den resmen kaçtı. Tabi bu arada satılan araçlarla ilgili bir çok problemin de yaşandığını söylemek lazım.
Aradan 4 yıl geçtikten sonra Proton karşımıza bu kez Ulu Motor çatısı altında çıktı. Ulu Motor, Ulubaşlar Group’un bünyesinde kurulan bir şirket. İş hayatına 1973 yılında Grundig ve Telefunken bayiliğiyle başlayan Ulubaşlar, bugün Proton’un Türkiye distribütörlüğünün yanısıra, Kia’nın ana bayisi durumunda. Yani bir başka değişle Kia’nın ana bayisi Proton’un Türkiye distribütörü oldu. Ulubaşlar, açıkçası Türkiye’de enkaz olmuş bir markanın temsilciliğini alınca son iki yıldır sadece yaraları sarmakla uğraşıyor. Şimdi ikinci aşama daha doğrusu en zor bölüme gelmiş durumdalar. O da marka imajını yukarıya çekmek. Ellerinde Lotus gibi önemli bir koz olmasına rağmen, henüz Türkiye’de bunu kullanamadılar. Çünkü daha henüz Lotus’la Türkiye’yi tanıştıramadılar. 2008 yılı sonuna doğru ilk Lotus aracın Türkiye’ye geleceği ve ilk modelin 4 çeker olacağı söyleniyor. Bence Ulu Motor’un yapması gereken Lotus’a yüklenip Proton’un imajını yükseltmesi.
Gelelim Proton’la ilgili diğer hikayeye. Biliyorsunuz, Türkiye’de pazarın neredeyse yarısı bugün hafif ticari araçlardan oluşuyor. Vergi avantajı nedeniyle bu tip araçlara sahip markaların pazardaki gücü ortada. Bunun farkında olan Ulu Motor, Malezya’ya hafif ticari araç üretimi konusunda bastırmış. Şimdi Malezyalı şirket, 2008 yılında binek modeli Savy’den bozma bir hafif ticari araç üretmeyi planları arasına almış. Bu gerçekleşirse 2009 yılından itibaren Ulu Motor’un elinde bir de hafif ticari model olacak. Bekleyip göreceğiz.
800 milyon Euro’luk yeni yatırımla birlikte Türkiye’de 7 yeni modelin (Fiat Fiorino, Peugeot Bipper, Citroen Nemo, (Minicargo üçlüsü) Fiat Linea, Toyota Auris, Hyundai Matrix, Renault Clio Grand Tour) üretimine başlanırken, Türk otomotivi ’kaliteli üretim merkezi’ ünvanına ulaşarak dünyada sınıf atladı. Biz de Hürriyet gazetesi ve Otoyaşam olarak 2008’in bu ilk günlerinde 2007 yılında otomotiv sektörüne damgasını vuran önemli gelişmeleri hatırlatmak istedik. Bir çok gelişmenin yaşandığı 2007 yılında vitesi büyüten Türk otomotiv sektörü için 2008’de artık gaza basma zamanı geldi.
Bursa Renault’un en iyisi: (10 Ocak) Bursa’daki Oyak Renault fabrikasına 10 yılda toplam 1.08 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını söyleyen Renault Dış İlişkiler Başkanı Yardımcısı ve Euromed Başkanı Luc Alexandre Menard, Bursa’daki fabrikalarının yapılan değerlendirme sonucunda dünyanın en iyi Renault fabrikalarının başında yer aldığını kaydetti.
Tofaş’a Doğu Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bağlandı: (18 Ocak) Dünyayı üç bölgeye ayıran İtalyan Fiat, Tofaş’a, tüm Afrika, Ortadoğu ve Doğu Avrupa ülkelerini bağladı. Bu ülkelerde bundan böyle tüm satış ve pazarlamayı Tofaş’ın organize edeceği söylensede, sonraki dönemde bu konuda bir gelişme veya açıklama olmadı.
Hyundai, Türkiye’de çoğunluk hisseyi aldı: (22 Ocak) Koreli Hyundai Motors, Türkiye’de yüzde 50 ortağı olduğu Hyundai Assan’da çoğunluk hisseyi alarak şirketin kontrolünü Kibar Holding’den devraldı. Hyundai yetkilileri, bu kararda Toyota’nın Sabancı Holding’in elindeki hisseleri almasının kendileri için bir örnek olduğunu belirttiler. Korelilerin Türkiye’deki hissesi 2007’de yüzde 70’in üzerine çıktı.
Koç, Otoyol’u gözden çıkardı: (5 Mart) Koç Holding, Fiat Grubu’na bağlı Iveco’yla Türkiye’de ortak iştiraki olan Otoyol şirketini gözden çıkardı. Koç Holding, Otoyol’un Adapazarı’nda yıllık 18 bin araç kapasiteli midibüs ve kamyon üreten fabrikasını verimsiz olduğu için kapatıp, Iveco’nun sadece Türkiye distribütörlüğünü planladı.
Toyota Auris, Adapazarı’nda üretilmeye başlandı: (8 Mart) Japon Toyota, Avrupa pazarı için Avrupa’da geliştirdiği Auris modelini Türkiye’de üretmeye başladı.
Kibar’dan hissemizi ucuza verdik açıklaması: (10 Mart) Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ali Kibar, Korelilerin yüzde 50 ortak oldukları Hyundai Assan’dan yüzde 20 hisse daha alarak çoğunluğu ele geçirme karşılığında kendilerine yatırım, istihdam ve ihracat sözü verdiklerini söylemişti. Kibar, "Biz bu sözlere karşılık yatırımın önünü tıkamamak için yüzde 20’lik hisseyi fedakarlık yaparak değerinin altında verdik" dedi.
Askam, Temsa evliğili sonuçlanmadı: (23 Mart) Ağır kamyon üretmek için kolları sıvayan Temsa ile Türkiye’nin ilk kamyon üreticisi Askam arasındaki ortaklık görüşmelerinden sonuç çıkmadı. Askam Genel Müdürü Çiğdem Topaloğlu, yaklaşık 1 yıldır süren görüşmelerle ilgili olarak, "Temsa ile görüşmeler bitti, anlaşma olmadı. Biz kendi kaynaklarımızla üretime yeniden başlıyoruz" dedi.
Adapazarı en iyi Toyota fabrikası seçildi: (26 Mart) Toyota’nın Adapazarı fabrikası, dünyanın en iyi Toyota fabrikası seçildi. Toyota Türkiye Üretim Genel Müdürü Tamer Ünlü, "Japon şirketin fabrikalar arasında yaptığı değerlendirmede en iyi ve en kaliteli üretim yapan fabrika biz çıktık" dedi.
Otoyol’un üretimi durdu, Selek istifa etti: (7 Nisan) Koç Holding, Otoyol’un Adapazarı’nda yıllık 18 bin araç kapasiteli midibüs ve kamyon üreten fabrikasını verimsiz olduğu için kapatırken, 20 yıldır Koç Grubu bünyesinde çalışan ve 2003 yılından bu yana Otoyol’un Genel Müdürü olan Murat Selek ise istifa etti.
Anadolu Grubu D-Max üretimi için anlaştı: (25 Nisan) Japon otomotiv devi Isuzu, Türkiye’yi Avrupa’nın üretim merkezi yapmak için düğmeye bastı. 7 yıldır Türkiye’de Anadolu Grubu ile birlikte kamyonet ve midibüs üretimi yapan Isuzu, hem kamyon hem de başarılı pick-up modeli D-Max’i de Avrupa pazarına dönük olarak Türkiye’de üretmek için Anadolu Grubu’yla anlaşma imzaladı.
Hyundai Matrix yerli oldu: (1 Mayıs) Koreli üretici Hyundai Türkiye’de üretimini gerçekleştirdiği ve ihracatını yaptığı modellerin arasına Matrix’i de ekledi. 80 milyon dolar tutarındaki yatırımla artık Türkiye’de üretilen Matrix’lerin yaklaşık yüzde 95’lik bölümü 60 tan fazla ülkeye ihraç edilecek. Yerli Matrix 26 bin 900 YTL ile 36 bin 50 YTL arasında değişen fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu.
Mazda doğrudan geldi, Mermerler’le yolunu ayırdı: (3 Mayıs) Son 1 yıldır Türkiye’deki faaliyetleri ve temsilciliği tartışılan Mazda, Türkiye’deki bayilerine gönderdiği yazıyla son noktayı koydu. 22 yıldır Türkiye distribütörü olan Mermerler Grubu’yla yollarını ayıran Mazda, Türkiye’de kendi şirketiyle faaliyetlerini sürdürme kararı aldı. Mazda, bayilerine gönderdiği yazıda, "Türkiye’de heyecan uyandıracak geleceğimize katılımınız bizi mutlu eder" dedi.
Bursalı Fiat Linea dünyaya boğazda tanıtıldı: (4 Mayıs) Tofaş’ın Bursa fabrikasında dünya pazarı için üretilen Fiat Linea, İstanbul Boğazı’ndaki Su Ada’daki görkemli lansmanla dünya vitrinine çıktı. Fiat Auto CEO’su Sergio Marchionne, "Mustafa’yla (Koç) 2004 yılında Boğaz’da bir dünya lansmanı hayalini kurmuştuk. Bu hayalimizi Linea’yla gerçekleştirdik" dedi.
Yeni Doblo için 350 milyon yatırım planı: (17 Mayıs) Fiat’ın yeni Doblo’nun Türkiye’de üretilmesi konusundaki kararı 1 hafta içinde vereceğini söyleyen Tofaş CEO’su Ali Pandır, "Bu konuda yaptığımız fizibilite çalışmaları devam ediyor. Biz yeni Doblo’yu üretmek için 350 milyon Euro’luk bütçe ayırdık" dedi.
Türkiye, Ford’un devler ligine girdi: (18 Mayıs) Ford’un Avrupa’daki 6’ıncı büyük pazarı olan Türkiye, model geliştirmede de etkili oluyor. Ford, eski Mondeo’da bulunmayan 1.6 litrelik motor seçeneğini tamamen Türkiye’nin isteği doğrultusunda yeni Mondeo’ya ekledi.
Toyota, Türkiye’yi Ünlü’ye bağladı: (19 Mayıs) Dünyanın en büyük otomotiv firması Japon Toyota, Türkiye’yi Tamer Ünlü’ye bağladı. Toyota Türkiye Üretim Müdürü Tamer Ünlü, Japon Kazuhiro Kobayashi’nin yerine şirketin CEO’su olarak atandı. Böylece Tamer Ünlü Japon şirketin dünyadaki ilk Türk CEO’su ünvanını aldı.
PSA, Türkiye’den 1.5 milyar Euro’luk parça alacak: (21 Haziran) Boeing’ten Fransız Peugeot-Citroen (PSA) Grubu’nun CEO’luğuna gelen Christian Streiff, Türk otomotiv endüstrisisi açısından tarihi bir karara imzasını atıyor. Bu yıl Türkiye’den 400 milyon Euro’luk yedek parça alacak PSA Grubu, bu rakamı 2 yıl içinde 1.5 milyar Euro’ya çıkartmayı planlıyor. PSA’nın bir sonraki adımı ise Türkiye’de ucuz otomobil üretecek bir fabrika kurmak olacak.
Hyundai, Türkiye’de iki model için düğmeye bastı: (3 Eylül) Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın Nisan ayında Türkiye’yi ziyaret eden Hyundai Başkanı Mong-Koo Chung’a yaptığı, "Benim de gözlerim sizinki gibi biraz çekiktir. Masanın altından da teşvik verelim yatırımını artır" talebi etkili oldu. Hyundai, 3 yıl içinde 2 yeni modelin daha Türkiye’de üretilmesi için düğmeye basarken, yeni modellerle birlikte toplam kapasitenin 200 bin adedi aşması bekleniyor.
Kocaelili Connect Amerika’ya İnönülü Kargo’yu Rusya’ya: (12 Eylül) Ford Otosan Kocaeli Fabrikası’nda ürettiği Transit Connect’i otomotivin anavatanı olan Amerika’ya ihraç etmeye hazırlanırken, Eskişehir’deki İnönü fabrikasında ürettiği Kargo ile de Rusya ve çevresinde büyüme planı yapıyor. Ford Otosan Genel Müdürü Michail Flewitt, Transit Connect’in, Amerika’ya ihracatı için son aşamaya geldiklerini belirtti.
Karsan, Citroen de üretecek: (22 Eylül) Otomotivde hızla "fason üretim merkezi"ne dönüşen Karsan, Citroen’in ticari aracı Berlingo’yu üretmek üzere anlaşma imzaladı. Buna göre Karsan, yenilenen Berlingo’nun mevcut versiyonunu Bursa’da üretecek. Ayrıca Peugeot ve Citroen’in ticari araçları için arka aks gelişterecek. Karsan Genel Müdürü Can Karabağ, "Peugeot Partner ve Citroen Berlingo’da seri sonu üretim yapacağız" dedi.
Daihatsu Türkiye’de midibüs üretmeye başladı: (24 Eylül) Japon Daihatsu, Türkiye’de ’ithalatçı firma’ kimliğinden sıyrılıp, ülke ihracatına katkıda bulunmak istiyor. Daihatsu’nun Türkiye distribütörü ALJ Grup, dünyada sadece Bursa’da ’Deltabus’ isimli midibüs üreterek ihraç etmeye başladı. 2008 yılında 1000 adet Deltabus’la 40 milyon dolarlık ihracat geliri hedefleyen Daihatsu Türkiye, yeni ülkelerin devreye girmesiyle bu rakamı artırmak istiyor.
Minicargo üretimi başladı: (4 Ekim) Tofaş tarafından Fiat, Peugeot ve Citroen için Bursa’da üretilecek 380 milyon Euro’luk Minicargo projesinde üretim başladı. Tüm fikri mülkiyet hakları Tofaş’a ait olan Minicargo, Fiat ve PSA Grubu için Bursa’da yılda 165 bin adet üretilecek. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, bu önemli aracın 8 yılda Türkiye ekonomisine 11 milyar dolarlık ihracat geliri sağlayacağını belirtti.
Mermerler Mazda’ya karşı ilk davayı açtı: (10 Ekim) Mazda, 22 yıldır Türkiye’de temsilcisi olan Mermerler Grubu’yla 31 Mart 2007’de sözleşmelerinin bitmesinin ardından, Türkiye’ye doğrudan girme kararı almıştı. 2008 yılı başında, Mazda Avrupa bünyesinde Türkiye’de kendi kurdukları şirketle hizmet vermeye başlayacaklarını açıklayan Japon şirkete, eski ortağından ilk darbe geldi. Son 6 aydır yaşanan süreçte sessiz kalan Mermerler Grubu, Mazda’ya karşı hukuki süreci başlattı.
Otomotivin 4 süvarisinden birlik mesajı: (28 Kasım) Otomotivin Davos’u olarak adlandırılan Automotivist’de biraraya gelen Ford, Fiat, Oyak Renault ve Toyota CEO’ları "Türkiye’de yerli bir markanın artık çıkamayacağı" görüşünde birleşti. "Otomotivin 4 büyük süvarisi"ni temsil eden CEO’lar, "Marka yaratmak yerine nasıl daha fazla üretim yaparız, buna bakmak gerek" mesajı verdi.
Otomotiv iki rekor birden kırdı: (28 Aralık) Otomotiv sektörü, iç pazarda daralma yaşamasına rağmen, 2007 yılını çifte rekorla geride bırakıyor. Üretimini 1 milyon 135 bin adede çıkaran otomotiv, bu alanda rekor kırarken, ihracatını da 830 bin adet ve 20 milyar dolara taşıyarak bir başka rekora imza attı.
Malezya, Türkiye için hafif ticari üretecek
Otomotiv editörü olarak Türkiye pazarında yer alan 50’in üzerindeki markaya da aynı mesafade olduğumu düşünüyorum. Yorum ve haberlerimde, tek şartım markanın veya modelin güzel bir hikayesi olması. Bugün kimse, ’Emre ... markaya daha yakın’, ’.... markanın haberlerine daha fazla yer veriyor’ diyemez. Diyen varsa da bu köşe kendisine sonuna kadar açık. Benim tek kıstasım yine söylüyorum karşımdaki markaların bana anlatacak birşeyi olması.
Bu doğrultuda geçtiğimiz günlerde Malezyalı otomotiv markası Proton’la ilgili duyduklarımı sizinle paylaşmak istedim. Her ne kadar Malezya’nın bile bir otomobil markası olmasına biraz gıcık olsam da, hikaye güzel. Bilmeyenler için Malezya bizim yapamadığımızı yapıp 1983 yılında Japon Mitsubishi’nin desteğiyle milli markaları Proton’u yarattı ve başta İngiltere olmak üzere dünyaya açıldı. 1996 yılına gelindiğinde, ünlü İngiliz spor markası Lotus’u almasıyla Proton’un bir anda yıldızı parladı. Çünkü bu satın almayla birlikte Proton, yeni modellerinde hem Lotus teknolojisini hem de imajını kullanmaya başladı.
Proton’un Türkiye’yle ilişkisi ise 1998 yılına uzanıyor. Jet Fadıl lakaplı Fadıl Akgündüz’ün temsilciliğinde Türkiye pazarına giriş yaptı. Türkiye’de 2 yıl boyunca 5 bine yakın araç satıldı ama 2000 yılında Jet-pa’nın içine girdiği sıkıntılar nedeniyle Proton Türkiye’den resmen kaçtı. Tabi bu arada satılan araçlarla ilgili bir çok problemin de yaşandığını söylemek lazım.
Aradan 4 yıl geçtikten sonra Proton karşımıza bu kez Ulu Motor çatısı altında çıktı. Ulu Motor, Ulubaşlar Group’un bünyesinde kurulan bir şirket. İş hayatına 1973 yılında Grundig ve Telefunken bayiliğiyle başlayan Ulubaşlar, bugün Proton’un Türkiye distribütörlüğünün yanısıra, Kia’nın ana bayisi durumunda. Yani bir başka değişle Kia’nın ana bayisi Proton’un Türkiye distribütörü oldu. Ulubaşlar, açıkçası Türkiye’de enkaz olmuş bir markanın temsilciliğini alınca son iki yıldır sadece yaraları sarmakla uğraşıyor. Şimdi ikinci aşama daha doğrusu en zor bölüme gelmiş durumdalar. O da marka imajını yukarıya çekmek. Ellerinde Lotus gibi önemli bir koz olmasına rağmen, henüz Türkiye’de bunu kullanamadılar. Çünkü daha henüz Lotus’la Türkiye’yi tanıştıramadılar. 2008 yılı sonuna doğru ilk Lotus aracın Türkiye’ye geleceği ve ilk modelin 4 çeker olacağı söyleniyor. Bence Ulu Motor’un yapması gereken Lotus’a yüklenip Proton’un imajını yükseltmesi.
Gelelim Proton’la ilgili diğer hikayeye. Biliyorsunuz, Türkiye’de pazarın neredeyse yarısı bugün hafif ticari araçlardan oluşuyor. Vergi avantajı nedeniyle bu tip araçlara sahip markaların pazardaki gücü ortada. Bunun farkında olan Ulu Motor, Malezya’ya hafif ticari araç üretimi konusunda bastırmış. Şimdi Malezyalı şirket, 2008 yılında binek modeli Savy’den bozma bir hafif ticari araç üretmeyi planları arasına almış. Bu gerçekleşirse 2009 yılından itibaren Ulu Motor’un elinde bir de hafif ticari model olacak. Bekleyip göreceğiz.
Yeni Forester yüzünü gösterdi
Kuzey Amerika Otomobil Fuarı’nda tanıtımı yapılacak olan Forester’ın tasarımı, öncüsüne göre bir hayli değişmiş. Geniş farları ve ön ızgarası ile dikkat çekici bir tasarıma kavuşan Forester, artan yüksekliği ile de hem daha geniş bir iç mekan sunacak hem de önceki nesillerde alçak yapısı ile kısmen zorlandığı off-road’daki kabiliyetini üst seviyelere taşımış olacak. Öncüsünün Crossover tasarımından az da olsa uzaklaşıp SUV çizgilerine bürünen yeni Forester’a yandan bakıldığında ne kadar büyüdüğünü görmek mümkün. Artan dingil mesafesi ile daha fazla konfor sunmayı hedefleyen Forester, buna rağmen sportiflikten ödün vermiyor. Aracın iç mekanına geçildiğinde ise yeni Impreza ile neredeyse aynı denilebilecek bir kokpit sürücüyü karşılıyor. Buna rağmen Impreza’ya oranla daha kaliteli malzemelerin ve işçiliğin kullanıldığı Forester’da 2.0 ve 2.5 litrelik benzinli motorlar görev yapacak. Impreza’dan tanıdığımız atmoseferik ve turbo beslemeli bu motorlar ürettikleri gücü aracın 4 tekerleğine de aktaracaklar. Forester’ın rakipleri karşısındaki tek dezavantajı ise şuan için dizel motora seçeneğine sahip olmayışı. SI-Drive sistemi sayesinde konforlu veya sportif modda aracın kullanılmasına izin veren Forester, birçok yeni teknolojik özelliği de beraberinde getirecek.
HYUNDAİ'DEN ÖNEMLİ BİR AYRILIK
Çok Değerli Basın Mensubu Arkadaşlarım,
Çalışma hayatımdaki en büyük idealim, Devletim’in belirlemiş olduğu 20 yıllık çalışma süremi bitirerek ülkeme olan hizmetimi yerine getirmekti. Bu amaçla da, bir süre önce kendi isteğimle vermiş olduğum istifamla; 4 Ocak 2008 tarihi itibariyle emekliliğim sebebi ile Hyundai’den ayrılıyorum.
Bir yandan, son 12 yıldan bu yana hizmet verdiğim markamdan, değerli yöneticilerimden, sevgili çalışma arkadaşlarımdan ve sizlerden ayrılmak zor gelse de, bir yandan da hedefimi gerçekleştirmiş olmanın huzurunu ve çalışma hayatının etik kurallarından ödün vermeden bu süreci tamamlamış olmanın da gururunu yaşıyorum.
Hyundai’deki çalışma hayatımda edinilebilecek en değerli tecrübeleri edindiğime inanıyorum. Bunun içinde bana olan destek ve güveninden dolayı başta Sayın Ali Kibar olmak üzere Hyundai’deki tüm yöneticilerime ve çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum.
Şimdi de çalışma hayatımdaki ikinci idealim olan ve kısa bir süre önce Üniversite’de Öğretim Görevlisi olarak başlamış olduğum görevimi daha da yoğunlaştırarak sürdürmek istiyorum. Böylece çalışma hayatında edindiğim tecrübelerimi çok sevgili öğrencilerimle paylaşma fırsatını bulabileceğim. Bunun yanısıra Mesleki Dernekler’de sürdürmüş olduğum çalışmalarıma da gönüllü olarak devam etmek istiyorum
Siz değerli Basın Mensubu Arkadaşlarımla hep iyi ilişkiler içinde olduk. Bunun aksi olması gerçekten mümkün olamazdı, çünki sizlerin sebatkar, çalışkan, tüm zorlu ve yoğun çalışma koşullarına rağmen biz firma yetkililerine karşı göstermiş olduğunuz anlayış, özveri ve iyi niyetiniz her zaman takdire değerdi.
Bir kez daha göstermiş olduğunuz ilgi ve desteğiniz için çok teşekkür ediyor, Hyundai markasına şu ana kadar vermiş olduğunuz desteğinizin bundan sonra da artarak devam edeceği konusundaki inancımının tam olduğunu da belirtmek istiyorum.
Tüm bunların ışığında, sahip olduğu yüksek teknoloji ile yenilikleri ve gelişimleri yakından takip eden, Hyundai markasının bundan sonra daha da iyi yerlere geldiğini görmek benim için ayrı bir sevinç kaynağı olacaktır.
Her şey gönlünüzce olsun, sevgi ile kalın.
En içten saygı ve sevgilerimle,
Nesrin Genç Yılmaz
Reklam ve Halkla İlişkiler
Kıdemli Müdürü
Çalışma hayatımdaki en büyük idealim, Devletim’in belirlemiş olduğu 20 yıllık çalışma süremi bitirerek ülkeme olan hizmetimi yerine getirmekti. Bu amaçla da, bir süre önce kendi isteğimle vermiş olduğum istifamla; 4 Ocak 2008 tarihi itibariyle emekliliğim sebebi ile Hyundai’den ayrılıyorum.
Bir yandan, son 12 yıldan bu yana hizmet verdiğim markamdan, değerli yöneticilerimden, sevgili çalışma arkadaşlarımdan ve sizlerden ayrılmak zor gelse de, bir yandan da hedefimi gerçekleştirmiş olmanın huzurunu ve çalışma hayatının etik kurallarından ödün vermeden bu süreci tamamlamış olmanın da gururunu yaşıyorum.
Hyundai’deki çalışma hayatımda edinilebilecek en değerli tecrübeleri edindiğime inanıyorum. Bunun içinde bana olan destek ve güveninden dolayı başta Sayın Ali Kibar olmak üzere Hyundai’deki tüm yöneticilerime ve çalışma arkadaşlarıma içtenlikle teşekkür ediyorum.
Şimdi de çalışma hayatımdaki ikinci idealim olan ve kısa bir süre önce Üniversite’de Öğretim Görevlisi olarak başlamış olduğum görevimi daha da yoğunlaştırarak sürdürmek istiyorum. Böylece çalışma hayatında edindiğim tecrübelerimi çok sevgili öğrencilerimle paylaşma fırsatını bulabileceğim. Bunun yanısıra Mesleki Dernekler’de sürdürmüş olduğum çalışmalarıma da gönüllü olarak devam etmek istiyorum
Siz değerli Basın Mensubu Arkadaşlarımla hep iyi ilişkiler içinde olduk. Bunun aksi olması gerçekten mümkün olamazdı, çünki sizlerin sebatkar, çalışkan, tüm zorlu ve yoğun çalışma koşullarına rağmen biz firma yetkililerine karşı göstermiş olduğunuz anlayış, özveri ve iyi niyetiniz her zaman takdire değerdi.
Bir kez daha göstermiş olduğunuz ilgi ve desteğiniz için çok teşekkür ediyor, Hyundai markasına şu ana kadar vermiş olduğunuz desteğinizin bundan sonra da artarak devam edeceği konusundaki inancımının tam olduğunu da belirtmek istiyorum.
Tüm bunların ışığında, sahip olduğu yüksek teknoloji ile yenilikleri ve gelişimleri yakından takip eden, Hyundai markasının bundan sonra daha da iyi yerlere geldiğini görmek benim için ayrı bir sevinç kaynağı olacaktır.
Her şey gönlünüzce olsun, sevgi ile kalın.
En içten saygı ve sevgilerimle,
Nesrin Genç Yılmaz
Reklam ve Halkla İlişkiler
Kıdemli Müdürü
BMW, X6 ile spora SUV aşısı yapıp yeni segment yaratıyor
Yıllardır bilinen segmentlerin dışında oluşan ve birkaç segmentin belli başlı özelliklerini tek bir araçta buluşturarak yaratılan ara segmentler, son yıllarda otomotiv endüstrisinin en moda stratejilerinin başında geliyor. İşte bu mantık doğrultusunda BMW tarafından geliştirilen X6 hem bir spor otomobil hem de bir 4x4’ün özelliklerini bir arada sunuyor. 2+2 oturma düzenine sahip bir iç mekana sahip olan X6, malzeme kalitesi ve işçiliği ile göz dolduruyor. Ocak ayında Detroit Otomobil Fuarı’nda dünyaya tanıtımı yapılacak olan X6, tasarımındaki yuvarlak hatları ile dikkat çekiyor. En gelişmiş xDrive sistemini standart olarak sunan X6, bu sayede 4 tekerlekten çekiş sistemini sportifliğe en uygun biçimde kullanıyor. Tamamen yeni geliştirilen 8 silindirli 4.4 litre hacmindeki çift turbolu motor 400 beygir güç üretirken; ilk olarak 335 Coupe’de karşımıza çıkan çift turbolu 3.0 litre hacmindeki motor da X6’da görev yapıyor. X6’da ayrıca 286 beygir gücündeki 3.0 litre hacimli çift turbo dizel motor da kullanılacak.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)